Topuklu Ayakkabının Zararları

Kadınlar için belki de hayatlarında en önem verdikleri şeylerden biri ayakkabılarıdır. Birçok sosyal araştırmanın bizlere gösterdiği bu bilgi sayesinde bu konuda da sağlıklı önerilerimizi sizlere sunuyoruz. Topuklu ayakkabılar çok güzel durabilir, sizi iyi hissettirebilir. Fakat bir süre sonra bu his gerçekten kötüleşebilir.

Amerikan Hackensack Üniversitesi direktörü doktor Morris Morin bu konuyu şöyle açıklıyor: “ Uzun süreli olarak kullanıldığında, topuklu ayakkabılar çok acı verici olabilir. Özellikle topuk ve bileklere verdiği zarar gittikçe artar. Bunun psikolojik açıdan da kötü yanları bulunuyot. Amerikan Pediyatri Derneği ile yaptığımız bir araştırmada, topuklu ayakkabından vazgeçemeyen kadınların %42’isinin acı hissettikleri fakat görünüşün daha önemli olduğunu belirtiyor. Bu, üzerine düşünülmesi gereken bir konu.

”Nasır, kemik çıkıntısı, parmaklardaki şekil bozuklukları gibi ayak problemleri, yüksek topuk tutkusunun bedeli.
Dr. Hasana İnsel
Yüksek topuktan vazgeçemiyorsanız zaman zaman bir ortopedi uzmanına gidin.
Geçtiğimiz haftalarda sevgili dostum Dr. Cengiz Babacan ile İntermed’in kuruluş yıllarında asistanım olan Zeynep Babacan’ın kızları Rana’nın nişanı vardı. Rana yıllarca Fransa’da okuduktan sonra şimdi Almanya’da Adidas’ta çalışıyor. Okul sıralarında tanıştığı Belçikalı Adrien’la zaten o zamanlar epey yakınlaşmıştı. Adrien da Almanyada Adidas’ta çalışmaya başlayınca, iş daha da ciddileşti ve kızımızı nişanladık. Çok sempatik bir yerde yaptılar nişanı, Beykoz Konakları’nın içinde bulunan Ahır Restoran’da. Bu sadece Beykoz Konakları’nda oturanlara özel yerin servisi ve ağırlanışı inanılmaz hoş, Moda Deniz Kulübü’nden gelen Kamil Bey’in her yerde o profesyonel ve sempatik dokunuşu hakim.
Gece ilerleyince hem Belçikalılar, hem de bizler kendimizi pistin ortasında bulduk. Bir süre geçtikten sonra kızım Ceylan, “Uff baba ayaklarım koptu, beş dakika oturayım” diye yanıma geldi. Biraz sonra her gelen hanımdan aynı şikâyet. Herkes “bir beş dakika dinleneyim, topuklarım ağrıdı”, “bir beş dakika dinleneyim, parmaklarım koptu” dedi. Beş dakika ve ayak şikâyetleri tüm hanımlarda aynı. Dikkatimi çekti, kimse yoruldum, belim ağrıdı falan demiyor, ayaklar ve yine ayaklar.
Şöyle bir baktım. Ne kadar şık ayakkabılar, parmakları açık, parmakları kapalı, arkası açık, doreli, panter desenli, tabanı kırmızı; çeşit, çeşit ayakkabı, ama hepsinin ortak özelliği, hepsi yüksek ve ince topuklu. Başka bir özellik de, geldiğimizde kar yağıyor olmasına rağmen, tüm hanımlar bu topuklu ayakkabıları çorapsız giymiş. Doğrusu da haklılar, özellikle parmakları açık olunca, çorapsız ayakkabı çok daha güzel duruyor.
Şikâyetler hep ayaklarda yoğunlaşınca daha da önce yazdığım gibi, yüksek topukların yaratabileceği problemlere tekrar değinmek istedim. Konuştuğum ortopedist arkadaşlar, yüksek topuk giyenlerin bazı önlemler alabileceklerini ve ayak şikâyetleri varsa, bu şikayetlere erken aşamada yapılacak tedavi ve önerilerin yüz güldürücü olduğunu söylüyorlar.
Ayakkabıyla ağrı ilişkisi
Tıpta değişik isimlerle anılan çeşitli nasır türlerinden ve kemik çıkıntılarından tutun da, parmaklardaki şekil bozukluklarına, bası kırıklarına ve osteoartrit’e kadar uzanan ve geçen yıllarla kötüleşen ayak problemleri, yüksek topuk tutkusunun bedeli adeta.
Sıkı olan ve ayağın doğal biçimini kısıtlayan her ayakkabıyla ayak ağrısı arasında bir ilişki vardır. Bu denkleme, bir de yüksek topuk parametresini eklerseniz ağrı durumundan, hasar durumuna geçiş cidden hızlanıyor.
Bunun sonucunda en sık görülen sorun da, ayak başparmağında ağrılı, ayağın şeklini bozan kemik çıkıntılarıdır. Yüksek topuklu ayakkabının içinde ayak öne doğru zorlanıyor ve buradaki kemikler üzerindeki artan baskı bu kemik çıkıntılarının büyümesine neden oluyor. Bu hal ilerlediğinde düzeltmek için, kemik çıkıntılarının ameliyatı genellikle en iyi çözüm oluyor.
Nasırlar sürekli yüksek topuklu ayakkabı giyilmesine bağlı sorunlardan bir diğeri. Bu kalınlaşmış ölü deri tabakaları, zorlandığında veya sıkıştığında parmakların üzerinde veya ayağın yanlarında oluşuyor. Ayağınızda nasırlar oluşuyorsa, bilin ki ayakkabılarınız ayağınıza gerektiği gibi pek uymuyor.
Zamanında önlem alın
Çoğu ayak problemlerinin sebebi, “aman önemli değil, herkeste var” denip, zamanında önlem almamaktır. Ayaklarınızı hem nasırlar, hem de diğer oluşumlar nedeniyle arada bir ayak sağlığı uzmanına gösterin, önerilerini alın, gerekirse önleyici taban veya yastıkçıklar kullanın. Devam eden bir rahatsızlığınız veya şikâyetiniz varsa zaman kaybetmeden, bir ortopedi uzmanına muayene olun.
Ayağınızı yüksek topuk hasarından korumak için 6 öneri:
1- Ayağınıza en iyi uyan ayakkabıları alın. Eğer ayakkabıyı giydiğinizde topuğunuzun arkasında işaret parmağınızın rahatlıkla sığacağı kadar boşluk kalıyorsa, ayağınız fazlasıyla öne kaymıştır ve o ayakkabı ayağınıza uygun değildir.
2- Ayak tabanınızda ağrı varsa ayakkabının içine ortopedik tam bir tabanlık yerleştirin veya topuklu ayakkabılarla uzun süre ayakta duruyorsanız, ayakkabının ön tarafına konulan silikon metatars yastıkçıkları kullanın. Bunlar mükemmel bir amortisördür, sizi hem rahatlatır, hem de kısmen korur.
3- Denge için mümkünse kalınca topukları seçin, yere ne kadar geniş alanla basarsanız, dengeniz o kadar iyi olur
4- Ayakkabının “eğimine” dikkat edin. Öne doğru eğimi daha hafif olan ayakkabılar, daha az ağrıya neden olur.
5- Nasır oluşmasını önlemek için, parmakları  açıkta bırakan yüksek topuklu ayakkabıları  tercih edin.

6- Ayakkabı seçerken bir an için durun ve bu ayakkabının giyerken size problem yaratıp yaratmayacağını bir düşünün.

Peki yapılması gereken nedir? Doktorlar, eğer sürekli topuklu ayakkabı giymek zorunda iseniz bazı önlemler almanız gerektiğinizi belirtiyor.
Topuklu veya topuksuz, eğer ayağınızın doğal şeklinden daha farklı bir yapıya sahip ayakkabı giyerseniz bu acı yaratır. Fazla sıkı olması ağrı, fazla bol olması da burkulma riskiyle karşı karşıya bırakır. Topuklu ayakkabının ekstra zararı ise, vücudunuzun bütün ağırlığını topuklarınız üzerinde toplamanız, onları taşıyabileceklerinden daha ağır bir görevle tek başlarına bırakmanızdır.
Topuklu ayakkabı, direkt olarak ayakta parmağın üzerindeki baskı şişliği olarak adlandırılan bunyona neden olmaz, fakat oluşması için yardım eder.
Bu anormal kemiksi şişlikler önce başparmak ile başlar ve diğer parmakları zorlar. Böylesi bir durumda, başparmağınız doğal yerini değiştirir ve bu da ağrıya neden olur. Bu durumda ayak başparmağınız ayağınızın dışına doğru taşarak normal profilinden ayrılır ve ağrıya neden olur.

Uzmanlar ayakların yaşlanma ile birlikte çok değiştiğini de belirtiyorlar. 20’lerinde ve 30’larında daha az tehlikeli olan topuklu ayakkabı giymek, 40’lı ve 50’li yaşlarda daha nadiren tercih edilmelidir. Yaşlandıkça ayaklarınızı koruyan yağ depozitlerinin oluşumu da yavaşlar ve azalır.
Ayaklardaki kırışıklıkları yok etmek silikon enekte edilmesine de kesinlikle karşı olan Dr. Morin, bu tarz operasyonların sonuçlarının riskli olduğunu belirtiyor. Özellikle silikon enjekte edilmiş bir ayağın topuk üzerinde tüm vücut ağırlığını taşıması da ayrıca tehlikeli.

Sneaker tarzı spor ayakkabıları tercih etmeyerek, zararlarını okuduktan sonra, topuklu ayakkabıdan yine de vazgeçemem diyorsanız RealAge.com.tr olarak sizler için bazı öneriler hazırladık.
1: Olabilecek en uygun topuklu ayakkabıyı tercih edin. Bunun anlamı topuk dışında, ayakkabının iç konforu size uygun olsun. En azından topuğunuz ve yer seviyesi arasına bir cep telefonu sığmasın!
2: Silikon tabanlardan kullanabilirsiniz. Olası kayma ve düşme durumlarında, şoklara karşı olan emme gücü sayesinde ayağınız için iyi bir koruyucu olacaktır.
3. Kalın topukları tercih edin. Ayakkabınızın topuğu ne kadar kalın olursa, üzerinde taşıdığı ağırlığı yayma konusunda daha başarılı olur. Aynı zamanda aşil tendonunuz ile ilgili olası sorunların da büyümesini engelleyebilir.
5. Ayağınız ağrımaya başlarsa kesinlikle bir pediyatrite görünün. Ona sorunlarınızı anlatın ve ağrınızı sakın hafife almayın.