Takıntı ve korkuların tedavisi

fobiiFobinizle karşılaştığınızda, objeyi gördüğünüzde yolunuzu değiştiriyor, ondan kaçınıyorsanız; ciddi bir endişe, kaygı yaşıyorsunuz demektir.OK!
Nicole Kidman rengârenk bir kelebekten, Jennifer Aniston uçağa binmekten, Begüm Şen nazardan, Dilek Hanif yılandan
korkuyor. Ali Poyrazoğu zaman mühendisi gibi ya?ıyor, Madonna yoga ve spora takıntılı…Cemiyet hayatının seçkin
isimlerine fobi ve takıntılarını sorduk. Hollywood yıldızlarının da canlandırdıkları o cesur karakterlerin
arkasında ne korkuların yattığını keşfettik.Tabii konuyu bir bilene, Prof. Dr. Arif Verimli’ye sormayı da ihmal
etmedik…
“Fobiler Hassas Ki?ilerde Daha Çok Görülür”
Korku ve fobi arasında nasıl bir fark vardır?
Korku  gerçek bir tehdit karşısında kişinin yaşadığı duygudur. Korkuyu belirleyen tek şey tehdidin gerçek
olmasıdır. Fobide ise kişinin gerçek olmayan, sembolik bir obje ya da durum karşısında, kendine özgü iç
dünyasındaki sebeplerle, korku duyarak kaçışı söz konusudur. Fobide kişi korku yaratan tehdidin gerçek olmadığının
farkındadır ama yine de kendini korkmaktan alıkoyamaz.
Takıntı nedir?
Takıntı, doğru olmadığını bildiğimiz halde, bir takım fikirlerin düşünce alanımıza girmesine engel olamayış ve
sonucunda kötü hissetme durumudur. Fobi ve takıntının ortak özellikleri çoktur. İkisi de kişide endişe, kaygı
yaşatır ve birbirleriyle yakın ilişki içindedirler.
Fobiler yaşanmış deneyimler sonucu mu oluşur?
Fobiler basit olan ve basit olmayan fobiler olarak ikiye ayrılır. Kapalı alan fobisi basit olmayan fobi grubuna
girer mesela. Fobi kişinin bilerek, isteyerek hayallendirmesi değildir. Fobiler  kişinin bilinçaltı tarafından
tetiklenen korkunun kökeniyle ilişkisi bile olmayan figür, objelerle dışa yansıtılan bir durumdur. Gerçekte söz
konusu olan hadise başka bir şey olduğu halde kılıktan kılığa girerek tanımaz hale gelmiş, sembolik bir noktaya
tırmanmıştır. Yaşanmış olaylar kişiler tarafından sebep olarak gösterilse de, aslında onlar gerçek sebep değildir.
Köpekten korkan biri bunun çocukken köpeğin saldırışına bağlasa da, aslında korkunun temeli köpek değil, köpeğin
kişiye çağrıştırdığı şeydir. Mesela Freud’un anılarında geçen ‘le petit Hans’ (Küçük Hans) adlı analizde at
görmemek için sokağa çıkmayan çocuğun gerçekte baba korkusu yaşadığı, babasıyla atı özdeştirdiği anlatılır.
Fobilerin özellikle ortaya çıktığı bir yaş aralığı var mıdır?
Fobiler kaygılı, endişeli, heyecanlı, hassas kişilerde daha çok görülür. Fobiler çocuğun hatırlamadığı günler de
dahil olmak üzere şekil değiştirmiş karakterlerdir ve yaşamın her döneminde oluşabilir.
Fobinin mutlaka üstüne gidilmeli!
Fobiler tedavi edilebilir mi?
Fobilerin tedavisinde ilaç ve psikoterapi birlikte uygulanır. Fobinizle karşılaştığınızda, objeyi gördüğünüzde
yolunuzu değiştiriyor, ondan kaçınıyorsanız; ciddi bir endişe, kaygı yaşıyorsunuz demektir. Bu anlık, negatif
duygular bir süre sonra kişiyi yorar. Mesele objenin kendi değil, kişide sebep olduğu etki, derin fikirler ve
kaçınılanlardır. Bu boyuta ulaşan fobiler için tedavi kişiye kalmıştır. Fobisi bulunan insan aklı başında
olmasına, iyiyi kötüyü ayırt edebilmesine rağmen o korkuyu engelleyemez. Fobik kişiler normal kişilere göre 3 kat
daha fazla depresyona girme eğiliminde olan kişilerdir. Fobi kişinin iş ve günlük yaşamını etkilemiyorsa tedavi
edilmesi gerekli değildir. Fobisini yenmek isteyen kişi korkusunun üstüne gitmelidir.

Leave a Reply