<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Güzel ve bakımlı &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.guzelvebakimli.com/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.guzelvebakimli.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Feb 2012 07:05:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.1</generator>
		<item>
		<title>Depresyonu tetiklediği ortaya çıktı</title>
		<link>http://www.guzelvebakimli.com/depresyonu-tetikledigi-ortaya-cikti.html</link>
		<comments>http://www.guzelvebakimli.com/depresyonu-tetikledigi-ortaya-cikti.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Aug 2010 09:01:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guzelvebakimli.com/?p=4643</guid>
		<description><![CDATA[Yapay tatlandırıcı olarak birçok meşrubatta kullanılan Aspartam maddesinin, 2003 yılından beri tatlandırıcı pazarının yüzde 55’ine sahip olduğunu gösteren istatistiklerin ardından tartışmalar alevlendi. Haberturk&#8217;un haberine gmre, patent koruması altında olmadığı için oldukça düşük maliyetli olan bu maddenin pazar payının giderek artmasından endişe duyan bilim adamları, kullanıcıların aspartamın zararları hakkında yeterince bilgilendirilmediğini açıkladı. RAPORLAR ŞÜPHELİ Doktor Joseph [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-4644" title="90_karpuz-resmijpg" src="http://www.guzelvebakimli.com/wp-content/uploads/90_karpuz-resmijpg1-300x194.jpg" alt="90_karpuz-resmijpg" width="244" height="158" />Yapay tatlandırıcı olarak birçok meşrubatta kullanılan Aspartam maddesinin, 2003 yılından beri tatlandırıcı pazarının yüzde 55’ine sahip olduğunu gösteren istatistiklerin ardından tartışmalar alevlendi. <span id="more-4643"></span>Haberturk&#8217;un haberine gmre, patent koruması altında olmadığı için oldukça düşük maliyetli olan bu maddenin pazar payının giderek artmasından endişe duyan bilim adamları, kullanıcıların aspartamın zararları hakkında yeterince bilgilendirilmediğini açıkladı.<br />
RAPORLAR ŞÜPHELİ<br />
Doktor Joseph Mercola, Amerikan Huffington Post internet sitesinde yayınlanan makalesinde, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’nin (FDA) aspartamın güvenli olduğu yönünde verdiği raporun şüpheli olduğunu açıkladı. Mercola, FDA’ya bu konuda sunulan araştırma sonuçlarının tamamının aspartam üreticileri tarafından finanse edilen deneylere dayandığını belirtti.<br />
BAŞ AĞRISI YAPIYOR<br />
Deney sonuçları üzerinde oynandığını iddia eden diğer bilim adamları da, aspartam üreticileri tarafından yaptırılan 200 araştırmanın sonucunda maddenin zararsız olduğunun görüldüğü; ancak bağımsız kaynaklar tarafından finanse edilen araştırmaların yüzde 92’sinin maddenin insan sağlığına zararlı olduğu sonucuna varıldığına dikkat çekiyor. 1984 yılında bu yana yapılan bağımsız araştırmalarda, aspartam maddesinin birçok kalıcı nörolojik yan etkisi olduğu ortaya çıktı. Aspartamın bazı insanlarda baş ağrılarına, ani ruh hali değişimlerine, unutkanlığa, depresyona ve hatta felce neden olabileceği belirtildi.</p><p style="float: left;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-6699642181695869";
/* 468x60, oluşturulma 07.11.2008 */
google_ad_slot = "6631078586";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p><p style="clear: both;"></p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guzelvebakimli.com/depresyonu-tetikledigi-ortaya-cikti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boy uzatan bitkisel formüller</title>
		<link>http://www.guzelvebakimli.com/boy-uzatan-bitkisel-formuller.html</link>
		<comments>http://www.guzelvebakimli.com/boy-uzatan-bitkisel-formuller.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Aug 2010 08:57:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guzelvebakimli.com/?p=4637</guid>
		<description><![CDATA[Şevki güngör katıldığı bir televizyon programında kemik erimesi ve çocuklarda boy uzamasına yardımcı olacak bitkisel önerilerde bulundu. Bizde bu bitkisel öneriyi siz sevgili arkadaşlarımızla paylaşmak istedik.MALZEMELER 50 gr salep 25 gr karanfil 200 gr toz keçi boynuzu 100 gr çavdar unu 25 gr tarçın 100 gr soya unu 100 gr yulaf 100 gr keten tohumu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-4638" title="LiveImages_Güzelim_732_ADRIANNE CURRY TWITTER FOTOĞRAFLARI_01" src="http://www.guzelvebakimli.com/wp-content/uploads/LiveImages_Güzelim_732_ADRIANNE-CURRY-TWITTER-FOTOĞRAFLARI_01-300x199.jpg" alt="LiveImages_Güzelim_732_ADRIANNE CURRY TWITTER FOTOĞRAFLARI_01" width="220" height="146" />Şevki güngör katıldığı bir televizyon programında kemik erimesi ve çocuklarda boy uzamasına yardımcı olacak bitkisel önerilerde bulundu. Bizde bu bitkisel öneriyi siz sevgili arkadaşlarımızla paylaşmak istedik.<span id="more-4637"></span>MALZEMELER<br />
50 gr salep<br />
25 gr karanfil<br />
200 gr toz keçi boynuzu<br />
100 gr çavdar unu<br />
25 gr tarçın<br />
100 gr soya unu<br />
100 gr yulaf<br />
100 gr keten tohumu<br />
1 kg armut pekmezi<br />
Bütün malzemeleri cam bir kaba koyup tahta kaşıkla macun kıvamına gelene kadar karıştırın. 3 yaşından itibaren bütün çocuklarda kullanabilir. Küçük çocuklarda 1 tatlı kaşığı büyük çocuklarda 1 yemek kaşığı günde 2-3 kaşık yiyebilirler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guzelvebakimli.com/boy-uzatan-bitkisel-formuller.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akupunktur hakkında bilmeniz gerekenler!</title>
		<link>http://www.guzelvebakimli.com/akupunktur-hakkinda-bilmeniz-gerekenler.html</link>
		<comments>http://www.guzelvebakimli.com/akupunktur-hakkinda-bilmeniz-gerekenler.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jul 2010 10:53:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guzelvebakimli.com/?p=4558</guid>
		<description><![CDATA[Akupunktur Nedir, Akupunktur Tedavisi, Akupunkturda Hangi Noktaları Uyarmalıyız? Akupunktur çok uzun zamandır uygulanan bir tedavidir ve iğnelerin vücuttaki doğru noktalara batırılmasıyla yapılacağına inanılan bir tedavidir. Akupunktur tedavisinin bilimsel olarak bazı ağrıları dindirdiği, bazı sağlıksal problemlerini çözdüğü kanıtlanmıştır. Fakat son zamanlarda yapılan araştırmalar batırılacak iğnelerin nereye batırılacağının önemli olmadığını gösterdi.Bunda sadece diz bölgesindeki tedavi istisnadır. Mamafih [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-4559" title="LiveImages_Güzelim_HER GÜN BİR ÜNLÜYLE_04" src="http://www.guzelvebakimli.com/wp-content/uploads/LiveImages_Güzelim_HER-GÜN-BİR-ÜNLÜYLE_041-120x150.jpg" alt="LiveImages_Güzelim_HER GÜN BİR ÜNLÜYLE_04" width="120" height="150" />Akupunktur Nedir, Akupunktur Tedavisi, Akupunkturda Hangi Noktaları Uyarmalıyız? <span id="more-4558"></span>Akupunktur çok uzun zamandır uygulanan bir tedavidir ve iğnelerin vücuttaki doğru noktalara batırılmasıyla yapılacağına inanılan bir tedavidir. Akupunktur tedavisinin bilimsel olarak bazı ağrıları dindirdiği, bazı sağlıksal problemlerini çözdüğü kanıtlanmıştır.<br />
Fakat son zamanlarda yapılan araştırmalar batırılacak iğnelerin nereye batırılacağının önemli olmadığını gösterdi.Bunda sadece diz bölgesindeki tedavi istisnadır.<br />
Mamafih hastalar için bunun hiçbir önemi olmamakta,hastalar ağrılarının geçip geçmediğine bakmaktadırlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guzelvebakimli.com/akupunktur-hakkinda-bilmeniz-gerekenler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kansere Karşı Isırgan Otu</title>
		<link>http://www.guzelvebakimli.com/kansere-karsi-isirgan-otu.html</link>
		<comments>http://www.guzelvebakimli.com/kansere-karsi-isirgan-otu.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jul 2010 10:25:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guzelvebakimli.com/?p=4551</guid>
		<description><![CDATA[Şu sıralar taze ısırganın tam mevsimi. Isırgan otu, kanı temizleyebilen ve vücudun kan üretimine destek veren bir bitkidir. Pankreas üzerinde ki olumlu etkileri kandaki şeker düzeyini düşürebilir. İdrar yolları hastalıkları ve enfeksiyonlarında, karaciğer, safra kesesi hastalıklarında, solunum sistemi enfeksiyonlarında, mide bağırsak ülserlerinde ve akciğer hastalıklarında önerilir. Ödemlerde büyük yarar sağlar. Kansızlıkta, solgun olan kişilerde, alyuvarlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-4552" title="LiveImages_Güzelim_Victoria's Secret modellerinden özel pozlar_adriana-lima-bra-0208-lg" src="http://www.guzelvebakimli.com/wp-content/uploads/LiveImages_Güzelim_Victorias-Secret-modellerinden-özel-pozlar_adriana-lima-bra-0208-lg-120x150.jpg" alt="LiveImages_Güzelim_Victoria's Secret modellerinden özel pozlar_adriana-lima-bra-0208-lg" width="120" height="150" />Şu sıralar taze ısırganın tam mevsimi. Isırgan otu, kanı temizleyebilen ve vücudun kan üretimine destek veren bir bitkidir. <span id="more-4551"></span>Pankreas üzerinde ki olumlu etkileri kandaki şeker düzeyini düşürebilir. İdrar yolları hastalıkları ve enfeksiyonlarında, karaciğer, safra kesesi hastalıklarında, solunum sistemi enfeksiyonlarında, mide bağırsak ülserlerinde ve akciğer hastalıklarında önerilir. Ödemlerde büyük yarar sağlar. Kansızlıkta, solgun olan kişilerde, alyuvarlar eksikliğinde yardımcı olur.</p>
<p>Isırgan otu, soğuk algınlığına yatkınlığı önleyebilir, romatizma ve gut hastalıklarında yardımcı olur. İleri yaşlarda bedende azalan demir nedeniyle görülen yorgunluk ve bitkinlik halleri için demir içerikli taze ısırgan otu ile çok olumlu sonuçlar alınabilir. Son yıllarda ısırgan otunu kanserle savaşta öneren doktorlarda vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guzelvebakimli.com/kansere-karsi-isirgan-otu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kan şekeriniz Ahududuyla düşsün</title>
		<link>http://www.guzelvebakimli.com/kan-sekeriniz-ahududuyla-dussun.html</link>
		<comments>http://www.guzelvebakimli.com/kan-sekeriniz-ahududuyla-dussun.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jul 2010 09:20:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guzelvebakimli.com/?p=4527</guid>
		<description><![CDATA[Ahududunun, içerdiği ”antosiyanin” maddesi sayesinde kan şekerini düşürücü, bağışıklık sistemini kuvvetlendirici özelliği bulunduğu bildirildi.Uludağ Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Baş Diyetisyeni Sevinç Yetişen, halk arasında ”Ağaç çileği” veya ”Sultan böğürtleni” olarak da bilinen ahududunun, sağlık açısından çok faydalı bir meyve olduğunu söyledi. Özellikle temmuz ve ağustos aylarında tezgahlardaki yerini alan ahududunun, kan şekerinin düşmesine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-4528" title="ahududu" src="http://www.guzelvebakimli.com/wp-content/uploads/ahududu-120x150.jpg" alt="ahududu" width="120" height="150" />Ahududunun, içerdiği ”antosiyanin” maddesi sayesinde kan şekerini düşürücü, bağışıklık sistemini kuvvetlendirici özelliği bulunduğu bildirildi.<span id="more-4527"></span>Uludağ Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Baş Diyetisyeni Sevinç Yetişen, halk arasında ”Ağaç çileği” veya ”Sultan böğürtleni” olarak da bilinen ahududunun, sağlık açısından çok faydalı bir meyve olduğunu söyledi.<br />
Özellikle temmuz ve ağustos aylarında tezgahlardaki yerini alan ahududunun, kan şekerinin düşmesine yardımcı olması nedeniyle şeker hastası kişiler tarafından rahatlıkla yenebileceğini ifade eden Yetişen, ”Meyvelerdeki antioksidan özellik, büyük ölçüde antosiyanin adlı maddeden kaynaklanmaktadır. Bu madde ahudududa bol miktarda bulunmaktadır. Ayrıca ahududu, bu madde sayesinde insülin salınımını artırarak, kan şekerinin düşmesine yardımcı olur. Bu meyve, diyabeti olan kişilerin yararlanabileceği çok güçlü bir savunucudur” dedi.<br />
Yetişen, kırmızı ve siyah çeşitleri olan ahududunun, sağlık açısından yararlı olan ”Fenol”, ”Flavon” ve ”Flavonoid” adlı maddeleri de içerdiğini belirterek, şunları kaydetti:<br />
KANSERDEN KORUYUCU ÖZELLİĞİ DE VAR<br />
”Bu maddelerin antikanserojen ve antioksidan özellikleri bulunuyor. DNA moleküllerine zarar veren ve kansere yol açan serbest oksijen radikallerini nötralize eder. Ayrıca çevresel kanserojenleri etkisiz hale getirir, kardiovasküler rahatsızlıklara karşı koruyucu etki sağlar. Alzheimer riski ve yaşlılıktan kaynaklanan hastalıklara karşı korur. Ahududunun içeriğinde bulunan ellagik asit, antikanserojen bir maddedir. Toplam ellagic asit miktarı bakımından en yüksek değer siyah ahudududa bulunur. Yapılan araştırmalarda bu maddenin göğüs ve rahim tümörünün büyümesini engellediği tespit edilmiştir. Bütün meyve ve sebzeler içerisinde en fazla kırmızı ve siyah ahudududa bulunan ellagic asit, vücutta kansere neden olan kimyasalları inaktif hale getirerek, antikanserojen etki göstermektedir. Taze veya dondurulmuş olarak günde 150-200 gram tüketilen ahududu, bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkı sağlar.”<br />
Yetişen, taze ahududunun, içerdiği A vitamini sayesinde de dokuları sıkılaştırdığını ve güçlendirdiğine dikkati çekerek, bu nedenle ahudududan kozmetik sanayisinde de faydalanıldığını kaydetti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guzelvebakimli.com/kan-sekeriniz-ahududuyla-dussun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kozmetik ürünleriniz hijyenik mi?</title>
		<link>http://www.guzelvebakimli.com/kozmetik-urunleriniz-hijyenik-mi.html</link>
		<comments>http://www.guzelvebakimli.com/kozmetik-urunleriniz-hijyenik-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2010 11:44:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guzelvebakimli.com/?p=4465</guid>
		<description><![CDATA[Kozmetik ürünleri hijyenik ortamlarda üretilmedikleri takdirde sağlık sorunu yaratıyor!Bir makyaj malzemesi firmasının pazarlama direktörü Arzu Kartal, yaptığı açıklamada, &#8216;Her kadın güzeldir yeter ki güzelliğini kullanmayı bilsin&#8217; sözünün doğru olduğunu belirterek, güzelliğin sırrının iyi bir makyajdan geçtiğini söyledi. Gözler daha ön planda Bu yılın yaz makyaj modasında gözlerin daha fazla ön plana çıktığını belirten Kartal, Türk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-4466" title="1686-kas-seklimiz-bakislarimizi-nasil-etkiler" src="http://www.guzelvebakimli.com/wp-content/uploads/1686-kas-seklimiz-bakislarimizi-nasil-etkiler1-120x150.jpg" alt="1686-kas-seklimiz-bakislarimizi-nasil-etkiler" width="120" height="150" />Kozmetik ürünleri hijyenik ortamlarda üretilmedikleri takdirde sağlık sorunu yaratıyor!<span id="more-4465"></span>Bir makyaj malzemesi firmasının pazarlama direktörü Arzu Kartal, yaptığı açıklamada, &#8216;Her kadın güzeldir yeter ki güzelliğini kullanmayı bilsin&#8217; sözünün doğru olduğunu belirterek, güzelliğin sırrının iyi bir makyajdan geçtiğini söyledi.<br />
Gözler daha ön planda<br />
Bu yılın yaz makyaj modasında gözlerin daha fazla ön plana çıktığını belirten Kartal, Türk kadınının kozmetik ürünler arasında en çok oje ve ruju kullandığını, göz kalemi ve maskaranın da ruj ile oje kadar olmasa da gözde kozmetik ürünler arasında yer aldığını vurguladı.<br />
Kartal, global ekonomik krizin kozmetik sektörüne etkilerine de değinerek, &#8216;Kriz geçen yılın son çeyreğinde kozmetik sektörünü de olumsuz etkiledi. Ancak çok çabuk krizin etkilerinden kurtulup, normal hayatımıza döndük. Kozmetikte özellikle selektif markalar krizden çok daha fazla etkilendi&#8217; diye konuştu.<br />
Sahte kozmetik ürünlerine dikkat<br />
Sahte kozmetik ürünler konusunda tüketicileri uyaran Kartal, bu tür ürünlerin ciltte tahriş, kızarıklık, kaşıntı ve döküntüye neden olabildiklerine dikkati çekti.<br />
Kartal, sahte ve kalitesiz kozmetik ürünlerin genellikle &#8216;merdiven altı&#8217; diye tabir edilen yerlerde kaçak olarak üretildiğini dile getirerek, bu ürünlerin kullanımından kaçınılması gerektiğini söyledi.<br />
Tüketicilerin bir kozmetik ürün alırken mutlaka üretici firmanın güvenilir olup olmadığına dikkat etmesi gerektiğini anlatan Arzu Kartal, &#8216;Kadınların çok ucuz, merdiven altı kozmetik ürünleri kullanmamalarını ve sağlıklarını tehlikeye atmamalarını öneririm. Nispeten ucuza satılan kalitesiz ürünlerle kimse sağlığını riske atmamalı&#8217; dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guzelvebakimli.com/kozmetik-urunleriniz-hijyenik-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ruhunuzu iyileştirin!</title>
		<link>http://www.guzelvebakimli.com/ruhlar-iyilestirin.html</link>
		<comments>http://www.guzelvebakimli.com/ruhlar-iyilestirin.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Mar 2010 12:49:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guzelvebakimli.com/?p=4339</guid>
		<description><![CDATA[Ruh ve akıl sağlığı sorunları olan bireylerin tedavisinde yararlandığı &#8220;Yeşil Tedavi&#8221; Türkiye’de de hayata geçirilecek.Kısa adı COST olan Bilimsel ve Teknik Araştırma Alanında Avrupa İşbirliği’nin (European Cooperation in The Field of Scientific and Technical Research) ruh ve akıl sağlığı sorunları olan bireylerin tedavisinde yararlandığı &#8220;Yeşil Tedavi&#8221; Türkiye’de de hayata geçirilecek. www.guzelvebakimli.com Projenin Türkiye Temsilcisi, Akdeniz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-4341" title="guzel_vucut" src="http://www.guzelvebakimli.com/wp-content/uploads/guzel_vucut2-120x150.jpg" alt="guzel_vucut" width="120" height="150" />Ruh ve akıl sağlığı sorunları olan bireylerin tedavisinde yararlandığı &#8220;Yeşil Tedavi&#8221; Türkiye’de de hayata geçirilecek.<span id="more-4339"></span>Kısa adı COST olan Bilimsel ve Teknik Araştırma Alanında Avrupa İşbirliği’nin (European Cooperation in The Field of Scientific and Technical Research) ruh ve akıl sağlığı sorunları olan bireylerin tedavisinde yararlandığı &#8220;Yeşil Tedavi&#8221; Türkiye’de de hayata geçirilecek.<span style="color: #ffffff;"> www.guzelvebakimli.com </span><br />
Projenin Türkiye Temsilcisi, Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamide Gübbük, yaptığı açıklamada, toprakla ve hayvanlarla uğraşmaya, sadece ruhsal tedaviye ihtiyacı olan bireylerin değil, günlük yaşamın getirdiği gerginliği atabilmek için her insanın gereksinimi olduğunu bildirdi.<br />
İsviçre, Belçika ve Avusturya gibi zengin Avrupa ülkelerinde şehirde yaşayan insanların hobi bahçeleri olduğuna işaret eden Gübbük, işten çıktıklarında hafta sonlarında hobi bahçelerine giden insanların orada saatlerini geçirdiğini kaydetti. Özellikle uyuşturucu bağımlıları ve mahkumların da, cezaevlerindeki tarım arazilerinde, bahçelerde rehabilite edildiğine işaret eden Gübbük, Antalya’da da akıl ve ruh sağlığı sorunları olan bireylerin tedavisi çerçevesinde keçiboynuzu bahçeleri oluşturmaya başladıklarını vurguladı. <span style="color: #ffffff;"> www.guzelvebakimli.com </span><br />
Manavgat’ta 20 dönümlük keçiboynuzu bahçesi oluşturulduğunu ifade eden Doç. Dr. Gübbük, buradaki ağaçların, 5-10 yıl içinde erişkin hale geleceğini söyledi. <span style="color: #ffffff;"> www.guzelvebakimli.com </span><br />
TÜBİTAK’ın desteklediği proje çerçevesinde ayrıca Alanya Orman İşletme Müdürlüğü ile bir çalışma daha yürüttüklerini kaydeden Gübbük, &#8220;Alanya’da da ormanlık alanda 50 dönümlük bölgede 2 yıldır yürütülen aşılama çalışmalarına destek veriyorum. Önümüzdeki bahar aylarından itibaren Alanyalıları tatil günlerinde o bölgeye davet edip çalışmalara katkıda bulunmaya özendireceğiz&#8221; dedi. <span style="color: #ffffff;"> www.guzelvebakimli.com </span><br />
Keçiboynuzunun Akdeniz iklimine özgü bir bitki olduğunu ifade eden Doç. Dr. Gübbük, bu bitkinin tohumundan elde edilen maddenin endüstrinin birçok alanında zamk olarak kullanıldığını, meyvesinin ise ilaç sanayinde değerlendirildiğini anlattı. <span style="color: #ffffff;"> www.guzelvebakimli.com </span><br />
Keçiboynuzu dünya üretiminin yarısını İspanya’nın yaptığını belirten Gübbük, şu bilgileri verdi: &#8220;Gerisi Portekiz, Fas, Yunanistan, İtalya, Kuzey ve Güney Kıbrıs ve Türkiye’den sağlanıyor. <span style="color: #ffffff;"> www.guzelvebakimli.com </span><br />
Türkiye’de tarım dışı arazilerin değerlendirilmesi açısından keçiboynuzu ideal bir bitki. Başka türlerin yetiştirilemediği arazilerin ağacı olan keçiboynuzu ayrıca orman yangınlarına da dayanıklı. Geçen yaz Manavgat’ta yaşanan yangından sonra tahrip olan arazide yapılan çalışmalarda çam ağaçlarının tamamen yandığı noktalarda bulunan keçiboynuzlarının yeşil kaldığı gözlendi.&#8221; <span style="color: #ffffff;"> www.guzelvebakimli.com </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guzelvebakimli.com/ruhlar-iyilestirin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bacaklarınızda Uyuşma Oluyor Mu?</title>
		<link>http://www.guzelvebakimli.com/bacaklarinizda-uyusma-oluyor-mu.html</link>
		<comments>http://www.guzelvebakimli.com/bacaklarinizda-uyusma-oluyor-mu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Mar 2010 12:46:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guzelvebakimli.com/?p=4334</guid>
		<description><![CDATA[Bacaklarda uyuşma, iğne batar gibi bir his ve karıncılanma yaşıyorsanız, aslında sıradan bir ağrıdan fazlası olabilir. Bu hafta Huzursuz Bacak Sendromu ismi verilen rahatsızlığı inceledik.Ağrının hareket halindeyken azalması ve istirahat ile tekrar başlaması, huzursuz bacak sendromunu romatizmal hastalıklardan ayıran en önemli özellik&#8230; “Huzursuz bacak sendromu”nun çok bilinen bir rahatsızlık olmadığı için romatizmal hastalıklarla karıştırılabildiğini, bunun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-4337" title="20" src="http://www.guzelvebakimli.com/wp-content/uploads/201-120x150.jpg" alt="20" width="120" height="150" />Bacaklarda uyuşma, iğne batar gibi bir his ve karıncılanma yaşıyorsanız, aslında sıradan bir ağrıdan fazlası olabilir. <span id="more-4334"></span>Bu hafta Huzursuz Bacak Sendromu ismi verilen rahatsızlığı inceledik.Ağrının hareket halindeyken azalması ve istirahat ile tekrar başlaması, huzursuz bacak sendromunu romatizmal hastalıklardan ayıran en önemli özellik&#8230;<br />
“Huzursuz bacak sendromu”nun çok bilinen bir rahatsızlık olmadığı için romatizmal hastalıklarla karıştırılabildiğini, bunun da hastalığın teşhisini geciktirdiğini belirten Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Cenk Akbostancı, “ağrının hareket halindeyken azalması ve istirahat ile tekrar başlaması, huzursuz bacak sendromunu romatizmal hastalıklardan ayıran en önemli özellik” diye açıklıyor.Prof. Dr. Cenk Akbostancı, bacakta diz ile ayak arasındaki bölgede “huzursuzluk” hissiyle kendini gösteren “huzursuz bacak sendromu”nun, her 100 kişiden 5’inde görüldüğünü söyledi. Akbostancı, kadınlarda daha sık rastlanan huzursuz bacak sendromunun, 18-20’li yaşlarda filizlendiğini, daha çok 35-45 yaş arasında kendini gösterdiğini, 60’lı yaşlarda ise en üst düzeye çıktığını özellikle belirtiyor.<br />
Belirtileri Nelerdir? <span style="color: #ffffff;">www.guzelvebakimli.com</span><br />
Şeker hastalığında, demir eksikliği anemisinde (kansızlıkta), bazı sinir hastalıklarında (periferik nöropati), bazı kanser türlerinde huzursuz bacak sendromuna ait belirtiler görülür.<br />
1- Yattıktan sonra bacaklarda ortaya çıkan gerginlik, uyuşma, batma, yanma, iğnelenme gibi belirtiler.<br />
2- Hastalarda bu belirtileri gidermek için yatarken daime bacaklarını hareket ettirme gereksinimi vardır.<br />
3- Hastalar yukarıdaki belirtilerden kurtulmak için daima kalkıp yürüme ihtiyacı duyarlar ve hastalarda uyku bozukluğu oluşur.  <span style="color: #ffffff;">www.guzelvebakimli.com</span><br />
Uyku İle İlişkisi Nedir? <span style="color: #ffffff;">www.guzelvebakimli.com</span><br />
Huzursuz bacak sendromu, uyku ile ilişkili hareket bozukluğu hastalıkları arasında yer alır. Uyku, fizyolojik ve geçici bir bilinçsizlik durumudur. Hareket bozukluklarının büyük çoğunluğu, uykuda kayıp olur. Örneğin; tik, el titremeleri? vs. uykuda olmaz. Fakat bazı hareket bozuklukları, sadece uykuya geçerken veya uyku esnasında görülür. Huzursuz bacak sendromu, uykuda görülen bir hareket bozukluğudur.<br />
Neden Oluşuyor?<br />
Hastalığa sebep olan şeker hastalığı, kansızlık gibi bir nedenin olmadığı esansiyel tip dediğimiz tipte, beyinden dopamın denen maddenin eksikliği sorumlu tutulur. Günümüzde kabul gören görüş budur.<br />
Beyindeki bu maddenin eksikliği, bacaklarda yukarıdaki saydığımız belirtileri yapar. Bu hareket bozukluğuna bağlı huzursuzluk, kalkıp dolaşma gereksinimi uykusuzluğa sebep olur.<br />
Tanısı Nasıl Konuyor? <span style="color: #ffffff;">www.guzelvebakimli.com</span><br />
Hastalığın belirtilerine sebep olan şeker hastalığı, kansızlık, sinir harabiyetleri? vs gibi hastalıklarda, bu hastalıklara ait belirtiler muayenede saptanır ve bu hastalıkların teşhisine yönelik testler yapılır. <span style="color: #ffffff;">www.guzelvebakimli.com</span><br />
Huzursuz bacak sendromunun büyük bir çoğunluğunun altında başka bir hastalık yatmaz. Bu tipe esansiyel tip denir. Yukarıda bahsettiğim gibi esansiyel tipin ailesel özelliği vardır. Muayenesinde herhangi bir bulguya rastlanmaz. Deneyimli bir hekim hastanın anlattıklarına ve tecrübelerine göre hastalığın tanısı koymaya çalışır. Bu hastalıkta, birçok büyük merkezde uyku EEG&#8217; si çekilerek, bacaklara bağlanan elektrotlarla uykuda oluşan hareket bozukluğu tespit edilmeye çalışılır. EEG beyin elektro ensefalografisidir. Beynin fonksiyonlarını bilgisayara veya kağıt üzerine yazdırmaya yarayan bir tanı aletidir. Bunun dışında huzursuz bacak sendromuna benzer belirtiler verebilen diğer hastalıkları elemek için hekim gerek duyarsa laboratuar, MR, EMG? gibi bir çok tetkik yapılabilir.<br />
Huzursuz Bacak Sendromu Tedavisi <span style="color: #ffffff;">www.guzelvebakim li.com</span><br />
Tedavide başarılı olmak için bu hastalığın tanısını doğru koymak gerekir. Hastalığa yol açan başka bir neden varsa öncelikle bunun tedavisi yapılır. Esansiyel dediğimiz tipte, hastalığa sebep olduğu düşünülen, beyindeki eksik maddeyi yerine koymak için bu maddeyi içeren ilaçlar yatmanda önce verilir.<br />
Hastalığın sonucunca oluşan uyku probleminde tedavisinin yapılması gerekir. Ayrıca depresyon bu hastalığa olumsuz etki yapar. Hastalığın daha fazla hissedilmesine neden olur. Bundan dolayı hastada depresyon durumu varsa bununda tedavisi yapılmalıdır. <span style="color: #ffffff;">www.guzelvebakimli.com</span><br />
Doğru teşhis ve tedavide genelde hastalar rahat ederler. Fakat bazen ilaçtan fayda görmeyen hastalarda olabilir. Bu hasta grubu için alternatif ilaçlar günümüzde mevcuttur. İlaçları uygun doz ve zamanda kullanan hastaların şikayetleri azalır veya tamamen yok olur. <span style="color: #ffffff;">www.guzelvebakimli.com</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guzelvebakimli.com/bacaklarinizda-uyusma-oluyor-mu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hangi mevsimde gözlere dikkat etmek gerekiyor?</title>
		<link>http://www.guzelvebakimli.com/hangi-mevsimde-gozlere-dikkat-etmek-gerekiyor.html</link>
		<comments>http://www.guzelvebakimli.com/hangi-mevsimde-gozlere-dikkat-etmek-gerekiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Mar 2010 12:45:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guzelvebakimli.com/?p=4331</guid>
		<description><![CDATA[Kuru ve soğuk hava koşullarında spor yapan kişilerde gözde yanma, batma, kızarıklık ve bulanık görme gibi semptomlar kuru göz hastalığını işaret ediyor.İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr Nilüfer Alpaslan, kuru ve soğuk hava koşullarında spor yapan kişilerde gözde yanma, batma, kızarıklık ve bulanık görme gibi semptomların kuru göz hastalığını işaret edebileceğini belirtti. Prof. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-4332" title="1686-kas-seklimiz-bakislarimizi-nasil-etkiler" src="http://www.guzelvebakimli.com/wp-content/uploads/1686-kas-seklimiz-bakislarimizi-nasil-etkiler-120x150.jpg" alt="1686-kas-seklimiz-bakislarimizi-nasil-etkiler" width="120" height="150" />Kuru ve soğuk hava koşullarında spor yapan kişilerde gözde yanma, batma, kızarıklık ve bulanık görme gibi semptomlar kuru göz hastalığını işaret ediyor.<span id="more-4331"></span>İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr Nilüfer Alpaslan, kuru ve soğuk hava koşullarında spor yapan kişilerde gözde yanma, batma, kızarıklık ve bulanık görme gibi semptomların kuru göz hastalığını işaret edebileceğini belirtti.<br />
Prof. Dr. Alpaslan, yaptığı yazılı açıklamada, kışın en çok tercih edilen spor dalının kayak olduğunu, ancak kayağın özellikle göz sağlığı açısından önemli tehlikeler içerdiğini kaydetti.<br />
Kuru hava ve rüzgarın &#8220;kuru göz hastalığını&#8221; tetikleyerek göz sağlığını olumsuz yönde etkilediğine işaret eden Alpaslan, açıklamasında &#8220;Kuru ve soğuk hava koşullarında spor yapan kişilerde gözde yanma, batma, kızarıklık ve bulanık görme gibi semptomlar ortaya çıkabilir. Bu belirtiler çok yaygın olduğu halde farkında olmadığımız kuru göz hastalığını işaret edebilir&#8221; ifadesine yer verdi.<br />
Alpaslan, halk dilindeki &#8220;göz kuruluğunun&#8221; tıp dilinde &#8220;keratokonjunktivitis sicca&#8221; denen hastalık olduğunu ve bunun da gözyaşı üretiminin azalmasıyla ortaya çıktığını belirtti. &#8220;Gözyaşı, gözün sağlıklı kalmasını ve göz kırpma hareketini yaparken rahat hissetmemizi sağlar. Bazı insanlarda gözyaşı üretimi azalır veya üretilen gözyaşı kalitesinde bozulma meydana gelir. Bu durumda ortaya çıkan rahatsızlık ’kuru göz’ olarak bilinir&#8221; görüşünü dile getiren Alpaslan, gözlerin göz yüzeyini korumak için kesintisiz bir gözyaşı tabakasına gereksinim duyduğunu ve buna da &#8220;gözyaşı filmi&#8221; dendiğini dile getirdi.Alpaslan, şu bilgileri verdi:<br />
&#8220;Doğal gözyaşı filmi, kornea üstünde sağlıklı bir göz yüzeyi yaratmasına ve gözün tamamını kayganlaştırmasına ek olarak, enfeksiyonla savaşma işlevi görür, önemli beslenme sağlar ve net görüş için hayati öneme sahiptir. Uzun süreli gözyaşı üretimi azaldığı zaman, gözün ön kısmında kalıcı hasar ve skar (yara izi) oluşumu ihtimali ortaya çıkar. Ciddi bir göz kuruluğu durumunun zaman içinde tedavi edilmediği vakalarda, enfeksiyon riskinde artış ve görmede ciddi bozulma meydana gelir.<br />
Suni gözyaşları, kuru göz hastalığının başlıca tedavi yöntemidir. Dünya çapında birçok suni gözyaşı bulunmaktadır ve aralarındaki farklılıklar, içerdikleri etken maddeye ve ambalajına göre değişir. Suni gözyaşları sadece göz yüzeyini yıkayıp uzaklaşırken, kronik kuru göz hastalarında suni göz yaşı tedavisi tek başına yeterli olmamaktadır. Bu hastalarda gözyaşı üretimi ile gerekli dokularda etkisini göstererek, kişinin doğal gözyaşı yapımını arttıran ilaçlar kullanılır.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guzelvebakimli.com/hangi-mevsimde-gozlere-dikkat-etmek-gerekiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yöneticiler sağlıklarını nasıl koruyor?</title>
		<link>http://www.guzelvebakimli.com/yoneticiler-sagliklarini-nasil-koruyor.html</link>
		<comments>http://www.guzelvebakimli.com/yoneticiler-sagliklarini-nasil-koruyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Mar 2010 12:43:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.guzelvebakimli.com/?p=4328</guid>
		<description><![CDATA[Yoğun çalışma, stres ve sık seyahat etme zorunluluğu olan yöneticiler sağlıklarını Executive Check-Up ile kontrol altında tutuyor. Amerikan Hastanesi Check-up Bölüm Başkanı Dr. Hayri Aydın, özellikle çok yorucu şartlarda çalışan iş adamları ve yöneticilerin check-up ihtiyaçlarının genel topluma göre farklılıklar gösterdiğini, Executive Check-Up ile bugün mevcut olan hastalıkların yanı sıra, özellikle sağlık durumlarının korunması, ileriye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-4329" title="iskadini" src="http://www.guzelvebakimli.com/wp-content/uploads/iskadini-120x150.jpg" alt="iskadini" width="120" height="150" />Yoğun çalışma, stres ve sık seyahat etme zorunluluğu olan yöneticiler sağlıklarını Executive Check-Up ile kontrol altında tutuyor. <span id="more-4328"></span>Amerikan Hastanesi Check-up Bölüm Başkanı Dr. Hayri Aydın, özellikle çok yorucu şartlarda çalışan iş adamları ve yöneticilerin check-up ihtiyaçlarının genel topluma göre farklılıklar gösterdiğini, Executive Check-Up ile bugün mevcut olan hastalıkların yanı sıra, özellikle sağlık durumlarının korunması, ileriye dönük hastalıkların taranması ve koruyucu önlemlerle ileride beklenmedik olayların ortaya çıkmasını engellenmeye çalıştıklarını belirtiyor.<br />
Executive Check-Up nedir ve kimlere gereklidir?<br />
Çoğumuz sağlığımızın kıymetini kaybedene kadar pek bilemeyiz. Ama her dil ve kültürde sağlığımızın sahip olduğumuz en değerli şey olduğunu ifade eden deyişler mevcuttur. Özellikle 80’lerden sonra koruyucu ve önleyici tıp hizmetleri daha sık vurgulanmaya başlanmış ve hatta bu alandaki bilgilerimizi artırmak için araştırmalar bile hastalıkların kendisini ele almaktan çok onlardan korunmaya doğru yönlendirilmeye başlamıştır. Dünya Sağlık Örgütü ve gelişmiş ülkelerdeki saygın sağlık kurumları, sağlıklı olduklarını düşünen insanların bile düzenli aralıklarla bir doktor değerlendirmesinden geçmesini kuvvetle önermektedir. Periyodik muayenelerdeki bu dakikalar gerçekten de risklerin saptanması, hastalıklardan korunma, hastalıkların önlenmesi ya da tedavide avantaj sağlayacak şekilde erken tanı için bizlere altın fırsatlar vermektedir. Gerçek şu ki hepimiz belirli yaştan sonra doktorumuzla yılda bir kez veya daha sık görüşmeliyiz.<br />
Üst düzey yöneticiler ve işadamları/işkadınları için bu ihtiyaç farklılık gösterir mi?<br />
Genellikle çok yorucu şartlarda çalışan işadamları ve yöneticilerin check-up ihtiyaçları genel topluma göre biraz daha farklılıklar gösterebiliyor. Bu gruptakilerin yoğun tempo, stres ve sık seyahatlerden doğan farklı veya artmış riskleri ve sağlık sorunları olduğundan, onların ihtiyaçlarına yönelik özel programlara ihtiyaç duyulmaktadır.<br />
Toplumun geneline kıyasla ortaya çıkan bir başka önemli farklılık da, bu yöneticilerin bu şirketlerin en değerli varlıklarından olduğu, yetişmelerinde büyük emek harcandığı ve dolayısıyla da sağlık nedeniyle erken sonlandırılmış bir çalışma hayatının da maliyetinin çok büyük olduğudur. Bu açıdan bakıldığında “Executive Check up” diye de adlandırılan toplumun geneline uygulanandan biraz daha titiz ve detaylı programlar uygulamaktayız.<br />
Sektörel farklar var mıdır?<br />
Bazı sektörlerde, özellikle imalat sanayiinde, sektörün kendisine ait bazı riskleri olmakta ve bu bazı özel eklemeler gerektirmektedir. Bu gürültü ve hava kirliliği, çalışılan kimyasallar, çalışma şartlarının özelliği, özel stres ve yük altında olmak gibi sebeplerden ortaya çıkabilir.<br />
Amerikan Hastanesi’ndeki uygulamalar nelerdir?<br />
Amerikan Hastanesi de Türkiye’de ilk check-up uygulamalarını getiren kurumlardan biri olarak yerli-yabancı bir çok kurumun üst düzey yöneticilerine yönelik check-up programları uygulamaktayız. Bu ve benzer programlar Amerika ve Batı Avrupa’da da sağlık sistemi ne olursa olsun uygulanmaktadır.<br />
Bu programlar genellikle kişiye yönelik olarak yapılmakta ve şirketin bu işe ayırdığı kaynaklar ile de doğal olarak ilgili olmaktadır. Çok uluslu şirketlerin bir çoğu özellikle her yıl düzenli check-up yaptırmakta, yönetici konumundakiler ülke değiştireceği zaman daha da detaylı büyük check-up yaptırmaktadırlar.<br />
Bu check-up’larda önem, bugün mevcut olan hastalıkların yanı sıra özellikle sağlıklı durumun korunması, ileriye dönük hastalıkların taranması ve koruyucu önlemlere verilmekte. Böylece ileride beklenmedik olayların ortaya çıkması elden geldiğince engellenmeye çalışılmaktadır. Bu uygulamalarda daha once de belirtildiği gibi genelleştirilmiş standart tavsiyelerin ötesinde tarama metotları ve en yeni teknolojilere başvurulmaktadır.<br />
Her hastamız için bir dosya oluşturulup her yıl, yıl içinde olanların değerlendirilmesi, check-up zamanı gelmemiş olsa da bir sağlık problemi olduğu zaman bu konuda kendilerine tavsiye ve yönlendirmede bulunmak gibi yardımlarımız olmaktadır. İstanbul dışında bir sağlık sorunu ile karşılaştıklarında da orada kendilerini tedavi eden doktorlara bilgi verip yönlendirmek de karşılaştığımız durumlar arasında yer alıyor.<br />
Yöneticileri bekleyen sağlık sorunları nelerdir ve nereden kaynaklanmaktadır?<br />
Yoğun çalışma, stres ve sık seyahat etme zorunluluğu sonucunda yöneticilerin sağlıklarını olumsuz etkileyen faktörleri, üç grupta toplayabiliriz:<br />
1-Yoğun çalışma temposu içerisinde sağlıklı yaşam gereklerini yerine getirememek<br />
2-Fiziksel ve zihinsel stresin vücutta yaptığı çeşitli organik bozukluklar<br />
3-Sık seyahatin getirdiği riskler<br />
Birinci kategoride özellikle yoğun çalışma ve seyahatler sebebi ile günlük bir düzen kuramamak, sağlıklı yaşamın gereği olan sağlıklı beslenme ve spora gerekli özeni gösterememek sayılabilir. Hatta vakitsizlikten periyodik sağlık kontrollerine gidemeyenler de küçümsenmeyecek sayıdadır. Böyle durumlarda bir çok kurum düzenli check up programları planlayıp, yöneticilerinin katılmaları zorunluluğunu getirmektedir. Bizler de sıklıkla insan kaynakları bölümleriyle işbirliği içerisinde, onlara en uygun zamanları saptayıp en kısa sürede programlarını tamamlamalarına yardımcı oluyoruz.<br />
Kronik stresin insanlarda bir takım organik sorunlar yarattığını biliyoruz. Bağışıklık sistemini zayıflatarak enfeksiyonlara direnci azalttığı, baş ağrıları, belirgin bir özellik göstermeyen vücut ve kas ağrıları gibi şikayetleri de ortaya çıkarabildiğini allerji benzeri reaksiyonlara yol açtığı, hafıza ve konsantrasyon bozukluklarına sebep olduğunu biliyoruz. Bunun dışında bir takım psikiyatrik sorunlara sebep olabilir. Panik anksiyete bozuklukları, depresyonlar, stresle baskı altında çalışan insanlarda daha sık görülebilmektedir.<br />
Bunun yanı sıra yine özellikle metropollerde rastladığımız kronik yorgunluk sendromları bu grupta daha sık göze çarpar. Bu kısmen stresin uykuya olan olumsuz etkisinden dolayı, kaliteli bir uyku uyuyamamaktan da ortaya çıkabilir. Bu da günlük performansı etkiler. Bunun dışında tansiyon yükselmesi, göğüs ağrısı, çarpıntı gibi şikayetlerde stresten etkilenir. Stres sindirim sistemini de oldukça ciddi bir şekilde etkileyecektir. Özellikle mide ve barsak şikayetlerine daha sık rastlanır.<br />
Örneğin stres direkt olarak kolesterolü yükseltmese de stres altındaki birisi kolesterol açısından sağlıklı bir diyet yapmakta zorlanacağı için genellikle stresli insanlarda kolesterolün yükseldiği görülebilir. Öncelikle çok yüksek tempoda çalışanların genellikle spor yapmaya, rahatlamaya vakitleri olmamakta, bu bazı fiziksel stresler getirmekte. Bunun dışında yoğun zihinsel stresin de etkisi ile özellikle beslenme konusunda çok dikkatli olamamaktalar.<br />
Buna bir de sık olan seyahatleri sayarsak, normal, günlük yaşam düzeninden uzaklaşmaları ve beslenmede evde gösterebilecekleri özeni gösterememeleri risklerini artırmakta ve kalp hastalıkları, diyabet, inme gibi rahatsızlıklara daha çok yakalanmaktalar.<br />
Yine yöneticiler, yoğun çalışma ve stres dışında sık seyahatler sebebi ile de özellikle solunum yolu enfeksiyonları olmak üzere, gittiği bölgeye bağlı olarak çeşitli enfeksiyon riskleri altında oluyorlar. Sık seyahat eden insanların sağlık sorunlarına çeşitli açılardan bakılabilir. Öncelikle uçak seyahatlerinde bir grup insan ile uzun bir süre aynı ortamı paylaşmaktan dolayı çeşitli solunum yolu ile bulaşan hastalıklar açısından riskler vardır. Bunun yanı sıra gidilen yerlerde özellikle tropikal bölgelerde bazı yöreye özgü enfeksiyon riskleri vardır. Bunun dışında bir başka sağlık sorunu da insanın tanımadığı, alışık olmadığı, hasta olarak bilinmediği bir yerde normalde de ortaya çıkabilecek olan bir sağlık sorunu ile karşı karşıya kalmasıdır. Burada da bilgilerin tam olmaması sebebi ile sorun ortaya çıkabilir.<br />
Direkt seyahat ile ilgili olarak uzun süreli uçuşlarda otobüs ve tren seyahatlerinde basından da sık sık takip edildiği gibi bacak damarlarında pıhtı oluşması ve bunun akciğere giderek hayati tehlikeye yol açması söz konusu olabilir. Aynı zamanda özellikle uçak seyahatleri öncesi solunum yolları ile ilgili bir şikayet var ise nezle, grip, bronşit, zatürre gibi şikayetleri olanların uçuştaki basınç değişiklikleri ve oksijendeki bir miktar azlıktan etkilenebileceğini düşünmeleri ve bu seyahat öncesi doktorlarına görünmeleri veya seyahatlerini ertelemeleri gerekli olacaktır.<br />
Bu konuları detaylı olarak konuşmak, önlemleri almak, seyahatte hastalanma riskini minimize etmek, gereken aşıları olmak açısından da yine bu programlar çok faydalı olmaktadırlar.<br />
Hangi hastalıklar daha sık görülmekte?<br />
Özellikle 40’lı yaşların üzerindeki yöneticilerde en çok rastlanan ölüm nedeni kardiyak hastalıklardır. Koruyucu tıp yöntemleri ile bu riskler minimuma indirilmeye çalışılmaktadır. Bunun dışında bu gruptaki hastalarımız herkes kadar çeşitli kanser hastalıklarına da açıktırlar ve bu konularda da tarama yapılmalıdır. Bu grupta ortaya çıkan en büyük problem önerilerin hayata geçirilmesine, yoğun iş hayatının çok yardımcı olmamasıdır. Diyet ve egzersiz önerdiğimiz bir hastamızın yoğun stres altında bir de diyet stresini kaldırabilmesi, vakit ayırıp egzersiz yapması gerekmektedir. Aslında bu kısır bir döngüdür. Egzersiz yaptığınız taktirde stresin etkisini azaltacak ve daha sağlıklı olacaksınız. Ancak stresli ve yoğun temponuz egzersiz yapma enerjisini sizde bırakmamaktadır. Bunların bir çok Batılı şirkette şirket politikası olarak ele alındığı, şirketlerde spor salonları kurulduğu ve özellikle insanların doktorların tavsiye ettikleri programlar çerçevesinde belli bir programa girdikleri ve uyduklarının şirket tarafından takip edildiği örneklerini görmekteyiz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.guzelvebakimli.com/yoneticiler-sagliklarini-nasil-koruyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

